Teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, sahtecilik yöntemleri de dijital ve fiziksel dünyayı birleştiren hibrit bir yapıya bürünmüştür. Artık sadece kalemle atılan imzalar değil, dijital baskı cihazlarıyla üretilen veya fotomontaj yöntemleriyle belgelere aktarılan imzalar da büyük bir sorun teşkil etmektedir. Bu karmaşık vakalarda profesyonel bir imza inceleme uzmanı, belgenin sadece üzerindeki mürekkebi değil, aynı zamanda baskı kalitesini ve piksellerin kağıt üzerindeki dağılımını da analiz eder. Montaj bir imza, orijinalinden alınan bir görüntünün dijital olarak başka bir belgeye yerleştirilmesiyle oluşur ve bu durum ancak yüksek çözünürlüklü tarama cihazları ve ışık analizleri yardımıyla deşifre edilebilir.
Öte yandan, dijital ortamda hazırlanan ancak el yazısı notlar içeren belgelerin aidiyeti de hukuki süreçlerde sıkça sorgulanmaktadır. Bir grafoloji uzmanı, belgedeki el yazısı kısımların doğal bir el ürünü mü yoksa bir tablet kalemiyle mi oluşturulduğunu saptayabilir. Dijital kalemle atılan imzaların basınç hassasiyeti ve zamanlama verileri, geleneksel kağıt üzerindeki analizlerle benzer prensiplere dayansa da farklı bir teknik altyapı gerektirir. Uzmanlar, hem fiziksel kağıt dokusunu hem de dijital veri setlerini birlikte değerlendirerek, belgenin bütünü hakkında kuşkuya yer bırakmayacak bir sonuç ortaya koyarlar.
Bu multidisipliner yaklaşım, günümüzün karmaşık dolandırıcılık vakalarını çözmede en etkili yöntemdir. Mahkemeler, sunulan belgenin sadece bir kağıt parçası olmadığını, arkasında yatan üretim sürecinin de analiz edilmesi gerektiğini bildikleri için bu tür teknik mütalaalara büyük önem verirler. Gelişmiş laboratuvar imkanlarıyla donatılmış uzmanlar, teknolojinin getirdiği imkanları sahteciliği gizlemek için kullananların oyunlarını, yine teknolojiyi bilimsel bir metodolojiyle kullanarak bozarlar.